Fenerli kenetlenmelidir!………… (1), (4)

Kategori: Yazar - Yorum Yazın

 

İki asırlık çınar Fenerbahçe  112 şanlı  yılı boyunca başarıdan başarıya koşar ve Türk toplumunun sevgisine mazhar olurken sayısız zorluk ve engellerle karşılaşmış ama Fenerbahçelilerin birlik ve beraberlik içinde hareket etmeleriyle güçlüklerin üstesinden gelmeyi bilmiştir.

Kuruluşunun daha ikinci yılında 2.Meşrutiyet öncesi yaşanan toplumsal tedirginlik ve idari kırılganlıklari nedeniyle sarsıntı geçirmiş ama kurucularının dirayetli davranışlarıyla daha da güçlenmiş ve kısa sürede ilk şampiyonluklarını kazanmıştı.

(Ayetullah Efendi:”Fenerbahçe ben’im.”)

Fenerbahçe hızla Türk sporunda göz kamaştıran bir Kulüp olurken, bu defa da iktidardaki İttihat ve Terakki Partisinin hücumlarına uğramış ve futbol takımlarının en iyi oyuncuları kandırılıp Sadrazam Talat Paşa’nın kurdurduğu Altınordu kulübüne katılmışlardı.  Fenerbahçe kendisine yapılan bu siyasi darbeyi de atlattı, Kazım Karabekirin “Türk yılmaz” marşındaki gibi yılmadı ve efsanevi  Zeki Rıza’lı, Ala’lı, İsmet’li armadasını yarattı.

(Talat Paşa)

Fenerbahçe’ye saldırma sırası yurdumuzu işgal eden düşman kuvvetlerindeydi şimdi de.

İşgal kuvvetleri komutanlığı 1920 Haziran’ında “işgalcilere düşmanca hisler beslediği ve Anadolu hareketine silah, personel ve cephane yardımı yaptığı” gerekçesiyle Fenerbahçe’yi kapattı. Kuşdili’ndeki Kulüp binasının önünde yetmiş gün boyunca silahlı İngiliz askerleri gece gündüz nöbet  tuttu. Fenerliler yine yılmadı, toplantılarını futbolcuları Burhan Belge’nin evinde yaptı ve bu krizden daha da güçlenerek çıktı. 1921 ve 1923 şampiyonluklarını aldılar. İşgal kuvvetleri futbol takımlarına karşı ezici bir üstünlük kurup, kazandıkları benzersiz zaferlerle Ulusal Kurtuluş Savaşı komuta heyeti ve Mehmetçiklere moral ve güç aşıladılar. Kibirli İngiliz İşgal Kuvvetleri komutanı General Sir Charles Harington’ın koyduğu Harington kupasını da kazanıp milletimizin tüm fertlerine büyük coşkular  yaşattılar.

(Zeki Rıza kupada galibiyet golünü atarken.)

1950’lerde ise saldırı bir sanayi grubundan geldi. Adalet Mensucat şirketinin kurduğu Adalet futbol takımı Fenerbahçe’nin  başarılı oyuncularına el attı ve o zamana kadar görülmemiş paralarla bazı oyuncuları kandırmaya muvaffak oldu. Fenerbahçe yine pes etmedi ve kurduğu “Küçük şeytanlar” lakaplı yeni takımıyla zaferlere imza attı.

(Adalet Kulübü arması)

Fenerbahçe Adalet saldırıyla uğraşırken, bir yandan da kendi imkanlarıyla stadının kapasitesini büyütüyordu. Yeni onsekizbin kişilik tribünün inşaasından doğan banka borçlarını ödemede zorlanmaya başladı. 1951 Ocak ayında Yapı Kredi Bankası stadı icradan satışa çıkardı ve stad kapısına satış ilanı asıldı. (2)

İşte bu mali kriz de pes ettiremedi Fenerbahçe’yi. Şampiyon olmaya devam ettiler, yeni amatör şubeler açtılar, borçlarını ödediler ve üstüne üstelik   60.000 kişilik yeni bir stad projesi hazırlatıp, Türkiyenin o zaman göre en büyük stadyumunu gerçekleştirme çalışmalarını başlattılar 1955 senesinde.

 

(60.000 kişilik stad projesi)

Ardından 27 Mayıs 1960 darbesi geldi.

İktidarı ele geçiren askeri yönetim bazı Fenerbahçeli idarecileri hapse atar, ikisini idama mahkum eder ve Kulübü kapatmakla tehdit eder. Fenerbahçelilerin kılı kıpırdamaz.

“Bizi işgal kuvvetleri de kapattı, ulusal kurtuluş hareketine destekte öncü olduğumuz için. Atatürk’ün,  milli mücadelenin Kulübünü şimdi de siz mi kapatacaksınız, işgalcilerden sonra?” Askeri idarenin komutanı şerefle hak edilmiş bu sözler karşısında geri çekilir.

Ve ardından şampiyonluklar peşi sıra gelir. 1965 Yılında 8 spor dalında 19 şampiyonluk!