Can Bartu…

Kategori: Yazar - Yorum Yazın

Can Bartu… Çocukluğumuzda, Türkiye’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ten sonra tanımadığımız halde en çok duyduğumuz iki isimden biri.. Diğeri ise Metin Oktay’dı.

Her ikisiyle de tanışma şansım oldu. Metin Oktay ile Güneş Gazetesi’ndeki odasında kısa bir süre kahve içmek, Can Bartu ile ise yıllar sürecek bir hasbihal şeklinde.

Can Bartu, Türk Spor Ajansı olarak düzenlediğimiz spor organizasyonlarına ve jüri toplantılarına zaman zaman katılır, dönüşte onun arabasıyla Anadolu Yakasına birlikte dönerdik. Ben hem mesleğim gereği, hakkında çok merak ettiğim birçok şeyi fırsat buldukça sorardım, hem de merakımı gidermiş olurdum. Hem yaşına, hem de ismine hürmeten son derece saygılı davranırdım, kendisiyle tanışıyor ve sohbet ediyor olmaktan son derece de gurur duyardım. O da bunun farkındaydı..

Can Bartu’yu futbolcu olarak izleme şansım olmadı. Ancak izleyenlerden duyduklarımla kafamda nasıl bir futbolcu olduğunu canlandırabiliyordum. Fakat onda tanıştığım, isimleri camialara malolmuş diğer ünlülerden farklı bir tavır vardı. Sözünü esirgemez, direkt söylerdi. Şu örneği okuduğunuzda ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız.

Şenes Erzik Futbol Federasyonu Başkanı olduğunda, özerk bir federasyon olarak farklı uygulamalara imza attı. Biz de PR ajansı olarak TFF’ye basın ve iletişim konusunda hizmet vermeye başladık. TFF futbolla ilgili hazırladığı bazı yayınları bizim aracılığımızla, Futbolun önde gelen isimlerine ve basın mensuplarına dağıtıyordu. Ben de Anadolu yakasında oturduğum için Can Bartu’ya göndereceğimiz kitapları, kendisiyle görüşmek de istediğim için bizzat götürdüm. İstanbul’un en güzide semtlerinden Feneryolu’nda otururdu. Evine de daha önce çeşitli vesilelerle birkaç kez gitmiştim. Kapıyı kendisi açtı. Kitapları paket halinde kendisine takdim ettiğimde, söylediği söz şu oldu.. Şenes bunları kendi niye getirmemiş de seni yollamış?

Dedim ki: Can abi, ben seninle görüşmek için kendim getirmek istedim. Böylece hem Sayın Şenes Erzik’i kurtarmış, hem de Can abiyle görüşmekten ne kadar mutlu olduğumu bir kez daha kendisine anlatmış oldum.

Vefat haberinden sonra eski fotoğrafları taradım, mutlaka onunla çekilmiş birkaç fotoğrafımızın olması gerekiyordu. Ancak bir tane bulabildim.

Fenerbahçe kulübü, Can Bartu ismine yakışır nitelikte bir tören düzenledi. Öyle ya Fenerbahçe bugün Türkiye’nin en büyük kulübü ise bunu Can Bartu gibi isimlere borçlu.. Dolayısıyla da hakkını vermesi lazımdı.

 

mail: r.yilmaz50@gmail.com


Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!