HAKEMLİKTE VAR OLABİLMEK

Kategori: Yazar - Yorum Yazın

Doç. Dr. RECEP CENGİZ

Bu makale hakemlerle ilgili kişisel bir sorun için değil, işin ehli olmayan insanların hakem yapılıp futbola ve topluma verdiği zararları düşünürken “kim bunları ödüllendirdi ve bunlar neden sporu cezalandırıyor?” sorusuna cevap olarak yazılmıştır.

Bilindik bir hikayedir. Yönetenler ve yönetilenler tarih boyunca her zaman var olmuş, yönetilen, onu yöneten kişiden dürüst, bilgili, babacan ve saygılı olmasını beklemiştir. Çünkü yöntemler ayrı olsa da temel prensip, Shakespeare’nin dediği gibi “Var olmak veya olmamak”tır.

Bu ikilemin analiz ve sentezini yaparsak:

Var olabilmek için yönettiği maçlarda zayıf olan takımlara düşüncesizce saygısızlık yapan hakeme… Unutma! Düşüncelerimiz, bedenimizi de yönetir1. Bu nedenle düşün(e)meyen insanlara “beyinsiz” yakıştırması yapılır.

*

Var olabilmek için karakteri ve benliğini bir kenara bırakıp başkalarını memnun etmek için hakem seçen yöneticiye…  Anooshirvan Miandji der ki: Beyin bir donanımdır, herkeste vardır; akıl bir yazılımdır, herkeste yoktur.”

*

Var olabilmek için mesleğine ve meslektaşlarına kazık atan hakeme.. Konfüçyus der ki; teşvik edilecek üç türlü dostluk vardır ve üç de zararlı dostluk türü. İçtenlikli olanla dostluk, değişmez olanla dostluk ve bilgili olanla dostluk; bunlar teşvik edilmelidir. İçten olmayanlarla dostluk, yaltakçılarla dostluk ve gevezelerle olan dostluklarsa zararlı olanlardır2.

*

Var olabilmek için olduğundan daha etik görünmeye çalışan hakem yöneticisine… Bilir misin? Kelimenin derin anlamıyla etik ve ahlâk pratik bir takım öğütler yığını değil, bir ülkünün pratikte karşılık bulmasıdır3.

*

Var olabilmek için, futbolcu, antrenör ve yönetici ve izleyenleri bıktıran hakem… Saygıyı hak etmekle, onu elde etmek arasındaki farkı unutma! “Saygı” kendiliğinden verilirse güzeldir, zorla alınmaz. İnsanlar saygı duyulmaması hissedilen bir durumdur ve aynı şekilde karşılık bulur.

*

Var olabilmek için, maç yönetirken aklın ve ahlakın olduğu yerde hoşgörü olacağını düşünmeyen hakem yöneticisine… Sevilmek, korkulmaktan, iyidir. Çünkü korkuyu yaşatan ceza, sevgiyi ayakta tutan şey, şükran hissidir. Korkak insan korkutur. Korkutulan insan, korkutanın da korktuğunu kendi korkusundan ötürü fark etmez.

*

Var olabilmek için, algısını daraltmış, yeteneğini köreltmiş kariyeri için camiasında dedikoduya bel bağlayan hakeme…Dedidoku iyi bir kaynak değildir. Alfred de Vigny’e göre, inanılması en zor dedikodular, aptalların beyninde en uzun süre kalanlardır4.

*

Var olmak için maç bitiminde insanlarla selamlaşmadan odasına gitmek zorunda kalan hakem yöneticisine… Selamlaşma bir tür duygu ifadesidir; bunda dostluk, saygı, sevgi, nezaket ve görgü vardır5.

*

Var olabilmek için hak yemeği, emek hırsızlığını kurnazlık, yüzsüzlüğü özgüven sayan hakem ve yöneticilerine bir çift söz söylemek gerekirse; öğrendim ki, insanlar hatalı kararlarınızı unuturlar, ne yaptıklarımızı unuturlar, ama onlara neler hissettirdiklerimizi asla unutmazlar6.”

 

Kaynaklar:

  1. Elmacıklıoğlu, T. (2012). Bilgece Yaşamak, Yediveren Yayınları, İstanbul, s.61.
  2. Strarhern P. (1997), 90 Dakikada Konfüçyus, Gendaş Yayınları, İstanbul. s.22
  3. Bauman z. ( 2013), Yaşam Sanatı, 2.Baskı, Versus Yayınları, İstanbul, s.23.
  4. Timuçin, A. (2010), Ahlaksızlık Üzerine kendimle konuşmalar, 2.Baskı, Bulut Yayınları, İstanbul, s.20

5.Kurtbay, Y. (2002). İş Yerinde Nezaket Ve Görgü Kuralları, (Ed. Esra Aslan), Nobel Yayınları, Ankara, s.71.

  1. Diken, Ş. (2010), Gittiler İşte, Aras Yayınları, İstanbul, s.84.

 

Mail: rcengiz1965@gmail.com

 


Bu Yazıyı Paylaş! Google+! Pinterest!