XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
27.11.2020

10’un Hikayesi



10 Numaramız, Diego Armando Maradona;

Efsane bir futbolcunun hikayesi olarak; adına şarkılar bestelendi, binlerce kitabın teması, on binlerce futbolcunun idolü, yüz binlerce gazetenin haber kaynağı, milyonlarca insanın lakabı, milyarlarca insanın sohbet konusu oldu.

Zihinlerimize mükemmelin karşılığı olarak kazınan 10 numara, Maradona için sadece bir sırt numarası değildi.

10’u;

Tek kişilik birtakım olarak, stadyumda yüz binler, ekran karşısında milyarlarca insan izledi.

10’da;

Futbolun içinde olan ne varsa (oyun zekâsı, sürat, çabukluk, teknik ve vuruş becerisi ile kusursuz yeteneği) vardı.

10 Saniye içinde;

1980'deki İngiltere maçında rakiplerini çalımlayıp ceza alanına giriyor ama gol kaçıyor. Maçtan sonra 7 yaşındaki kardeşi El Turco Hugo 'Kaleciyi de çalımlaman lazımdı...' diyor. Maradona; '6 yıl sonra bu sefer kardeşimi dinledim' diyor*.

5 İngiliz futbolcuyu büyüleyici bir şekilde 6 kez çalımladıktan sonra FİFA tarafından ‘yüzyılın golü’ seçilen ikinci golünü atıyordu.

10’la;

Arjantin Dünya Kupası kazandı, Napoli kuruluşundan 61 sene sonra lig şampiyonu oldu, Altın top ödülü kazandı, 91 Uluslararası maçta etkileyici 34 gol attı. Dünya futbolu sevdi. Sadece, Arjantin’in, Napoli’nin değil futbolun kaderi değişti.

10 Numara demeçler verdi;

 “Biz futbolcular, sürekli üzerimizde çok baskı olduğundan yakınırız. Baskı, ancak evlerine beş peso getirip çocuklarını geçindiremeyen insanların üzerinde olur. Binlerce dolar alıp, sahaya çıkıp oynuyoruz ve ağzımızı açınca stresten bahsediyoruz. Stres bu ülkede, sabahın altısında kalkanlar içindir” saptaması ve futbolun isyankâr ruhu olarak “Evet, ben Roma Papa’sına karşı çıktım. Neden böyle oldu? Çünkü ben Vatikan’a gittiğimde oradaki çatıların saf altından olduğunu gördüm. Sonradan da Papa’nın vaazlarını dinledim ve o diyordu ki, kilise yer yüzündeki tüm fakir çocuklardan dolayı üzüntü duyuyor. Külahıma anlat, üzüntü duyacağına satsana çatıları, bir şeyler yapsana” eleştirisi hafızalara kazındı. 

10’nun;

Azteka Stadyumu’nun girişine heykeli dikildi.

10’nun için;

1980'deki yerel seçimlerde oy pusulalarına 'Viva Maradona' yazıldı, saçından bir parça yerel bir tapınakta güvenli şekilde korunuyor, yüzü Napoli'deki duvarların birçoğunu hâlâ süslüyor.

Arjantin'in köklü kulüplerinden Boca Juniors'un 49.000 seyirci kapasiteli iç saha maçlarını oynadığı stadyumun girişinde bu yazı yer alır: "Boca es mi religion, Maradona es mi dios, La Bombenera es mi iglesia" (Boca dinim, Maradona tanrım, Bombonera ise mabedim).

Napoli’de şehir mezarlığında bulunan bir duvar yazısı her şeyi özetliyordu: "Çocuklar! Neyi kaçırdığınızı bilmiyorsunuz!"

10’ca; nedenle efsane oldu.

10’a sordular sence en iyi kim?

 “Ben Annemin her dediğine inanan bir çocuktum ve annem bana her defasında en iyi sensin derdi” dedi.

10 dedik mi, içtiğini kendisine bırakıp saygı duruyoruz.

10’u kaybettik.

O hayranı olduğu bir başka futbol efsanesi George Best ile aynı gün vefat etti. Güle güle futbolun en tanıdık yüzü, en yetenekli yıldızı, seni hep futbolunla anacağız.

Futbol artık 10'suz.

O artık, hep akıllarda ve kalplerde yaşayacak.

10 numaralı forma "Düğünümde bembeyaz giyinseydim ve tam üstüme doğru çamurlu bir top gelseydi, hiç düşünmeden göğsümde yumuşatırdım." Diyecek kadar ona yakışıyordu.

10’nun yeri doldurulamaz bir karakter olarak eli şimdi, Tanrının ellerinde…Huzur içinde yat, Efsane!

Adiós El 10!

 

* Twitter alıntısıdır.

{alanbaslik}
© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım