XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
01.06.2020

CORONA VİRÜS / COVİD -19 VE SPOR



YAŞAMAK HER İNSANIN HAKKIDIR 

           

       Dünyanın içinde bulunduğu Pandemi Ülkemizi de etkilmiş ve birçok faaliyetleri durdurduğu gibi, çok ilgi duyulan sporu da durdurmuştur. Özerk yapısı olan Futbol Federasyonumuz yerinde bir karar ile Türkiye’de tüm liglere ara verdi. Ülkemizde Sağlık Bakanlığının ve Bilim Kurulunun yaptığı çalışmalarla alınan önlemler ve uygulamalar doğrultusunda pozitif yönde  gelişmeler olmuştur.

    Bilindiği üzere de günümüzde futbolun ayrı bir yeri, önemi ve kendine has ayrı bir endüstri dalı vardır. Liglerin durdurulması, futbolun sosyal durumunu ve ekonomisini önemli ölçüde etkilemiştir. Karşılaşmaların yapılmaması başta kulüplerimizi, futbol severleri, taraftarları, yayıncı kuruluşu ve tabii ki TFF'yi üzmüş, hatta içinden çıkılamaz ve karar  verilemez, çok zor bir duruma getirmiştir. Sağlık Bakanlığının ve Bilim Kurulunun bu hususta kesin bir karar verememesi, kararı özerk Federasyon olan TFF'ye bırakması anlaşılır gibi değil. Devamında Futbol Federasyonumuz, Sağlık Bakanlığı ile yaptığı toplantılar ve görüşmeler neticesinde Mayıs ayı başında 12 Haziran'da Liglerin oynanacağını açıkladı. Ancak bu açıklama kamuoyunu ikiye böldü. Bunun ne kadar doğru olduğu veya olabileceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.

     Spor karşılaşmalarının durdurulması, ileri  bir tarihe ertelenmesi önemlidir. Ama burada daha da önemli olan insan sağlığı, sporcuların ve spor sahalarında görev alan personelin hayatlarıdır. Değerlendimelerin bu hususları göz önünde bulundurarak yapılması gerekiyor. Bazı sporcular, spor yöneticileri, sporseverler, ilgili yayıın kuruluşları müsabakaların, spor karşılaşmalarının oynanmasını isteyebilirler. Ancak genel değerlendirmede, Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun kararlarına uyulması  esastır. Burada mühim olan korona virüs salgınını en az zararla atlatılmasıdır.  Dünyada bir çok ülkenin spor karşılaşmalarını, uluslararası organizasyonlarını iptal ettiklerini, Ülkemizde de Voleybol, Basketbol, Hentbol Federasyonlarının ligleri mevcut durumları ile bitirdiklerini, Olimpiyatların ertelendiğini, 12 Haziran'a gelmeden, Süper Ligde ve diğer liglerde bazı futbolcu ve görevli personellere virüsün bulaştığının tespit edildiğini biliyoruz. Ayrıca  karşılaşmalarda 2 metrelik mesafenin korunamayacağı, bu durumda bir kişide virüsün tespiti halinde de tüm takımın karantinaya alınacağı ve karşılaşmaların yapılamayacağı kesindir. Ancak Türkiye Futbol Federasyonunun, UEFA'ya göndereceği takımları tespit etme  sorumluluğu, zorunluluğu vardır. En  uygun çözüm yolu, kalan sekiz haftanın oynatılarak  liglerin tamamlamasıdır. Ancak Ülkemizde ve dünyada henüz pandeminin son bulmaması, artarak devam etmesi halinde ise, TÜRFAD'ın, Türkiye Futbol Adamları Derneği'nin önerdiği, kalan  sekiz hafta yerine TFF 'nin müsabaka talimatlarına ve statü'ye koyacağı ek bir madde ile yine TFF'nin Temmuz veya Ağustos ayında uygun göreceği iki gün içinde, Covid-19’un en az görüldüğü 3 stadyumda müsabakaların iki gün içinde bitirilmesidir. Bunun için de, süper ligde üst sıralamada ilk üç takım ile ikinci üç takımı kura ile  eşleştirip tek maç usulu, yenenin üst sıraları belirlemesi,  birinci olan takımın 2019-2020 sezonu şampiyonu ilan edilmesidir. Yani Play-Off uygulamasıdır. Alt sıralardaki takımlar için de Play-Out uygulamasını yapılmasıdır. Bu uygulama 1.lig için de  geçerlidir.

      Devamında güzel spor karşılaşmaları izleyebilmek de, sporuların morallerinin yüksek olmasına bağlıdır. Morali bozuk olan sporunun performansı  da düşük olur. Her şeyden önce morallerin yüksek olması, futbolcuların korkmadan oynamaları önemlidir.

     Ayrıca  bu gibi durumlarda, karşımıza iki önemli husus çıkmaktadır. Biri yoğun antrenmanlar ,müsabakalar ve yarışmalar, bir diğeri ise  antrenmanlar ve yarışmalar sırasında sporcuların virüs kapma korkusudur. Zira virüsün kimde olduğu belli değildir, bağışıklığı güçlü olan bazı kişileri de virüsün etkilemediği bilinmektedir.  Bu durum sporcular üzerinde olumsuz bir etki yaratmakta, sporcuları olumsuz yönde etkilemktedir. Sahaya isteksiz ve korku içinde çıkan bir spocu, isteneni, bekleneni veremez. Kaldı ki, spor ortamında, bir sporcu yapabileceğinin % 75 in üzerinde bir güç, gayret gösterdiğinde, bağışıklık sistemi zayıflar ve faydalı olamaz. Bu da çok zevksiz bir karşılaşmayı beraberinde getirir ki, oynayan da, seyreden de spor zevkini alamaz.    

   Spor camiasında bir kişinin dahi virüsten kaybedilmesi tüm spor camiamızı derinden üzer.  "Yaşamak her insanın hakkıdır."                                                

                                                                                                   

 

{alanbaslik}
© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım