XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
13.11.2020

DEPREMLER VE İZMİR


       Bilindiği üzere Ülkemiz birinci derece deprem bölgeleri içinde yer almakta ve ilk zamanlardan itibaren sık sık depremler yaşanmaktadır. Son olarak, İzmir’de, 30.Ekim.2020 Cuma günü saat 14.51’de Ege Denizi'nde, Seferihisar ilçesinin 17 kilometre açığında 6,6 büyüklüğünde deprem yaşandı. Deprem sonrası şehrin genelinde özellikle Bayraklı ve Bornova İlçelerimizde çok sayıda binada hasar oluştu, yeni yapılmış olmalarına rağmen bir çok bina yıkıldı, Seferihisar’da küçük bir tsunami   yaşandı. Yaşanan bu acı olayda bazı kaynaklara göre;  6.8 , 6.9 ve 7  olarak açıklanan  6.6 büyüklüğündeki depremde maalesef 115 vatandaşımız hayatını kaybetti, 1035 vatandaşımız da yaralandı, bazı vatandaşlarımızı evsiz kaldı. Çok acı bir durum, keşke olmasaydı ve yaşanmasaydı, keşke diğer  bazı ülkelerin aldıkları tedbirleri Ülkemizdeki ilgililer, sorumlu  yetkililer de  zamanında, yıllar  öncesinden alsalardı da zaman zaman meydana gelen  depremler yaşanmasaydı, binlerce kişi ölmeseydi.  Ve ne yazık ki meydana gelen her deprem sonrasında yetkililer benzer olayların yaşanmaması için gerekli tedbirlerin alınacağını söylemelerine rağmen maalesef değişen bir şey olmuyor. Hatırlanacağı üzere 17 Ağustos 1999 Salı günü saat 03:01'de, merkez üssü İzmit'in Gölcük ilçesi olan büyük bir deprem meydana gelmişti. Büyüklüğü de Richter ölçeğine göre ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) tarafından 7.6, Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi tarafından ise 7.8 olarak ölçüldü. Bununla birlikte, bugün genel olarak depremin büyüklüğü, ilk yapılan açıklamalarda duyurulan 7.4 olarak kabul ediliyor ve bu ölçü kullanılıyor. 17 Ağustos Depremi, büyüklüğü açısından Türkiye'de meydana gelen en büyük ikinci yer sarsıntısı olarak kayıtlara geçti.

      Ege Denizi’nde meydana gelen ve İzmir’i etkileyen bu büyüklükteki depremleri Japonya hemen her gün yaşıyor ve insanlar deprem anında hiçbir şey olmayacağından o kadar eminler ki yerlerinden bile kalkmıyorlar. Peki Japonya’yı etkilemeyen ama Ülkemizi çok etkileyen bu büyüklükteki deprem, Ülkemiz’ de neden büyük yıkımlara sebep oluyor? Japonya neyi doğru yapıyor, Ülkemiz neyi yanlış yapıyor ?

       Hep söyleniyor "deprem öldürmüyor, ölümlere insanlar sebep oluyor" diye. Çok doğru ve yerinde bir ifade. Ne acıdır ki, Ülkemizde bunun tersi yaşanıyor, ama birinci derece deprem bölgesinde olan deprem Ülkesi Japonya'da ve başka ülkelerde bu ifade geçerli değil. Zira bazı ülkelerde ve de özellikle Japonya'da devamlı daha büyük depremler yaşanmasına rağmen ölümler olmuyor. Çünkü herkes görevini en iyi şekilde yapmaktadır. İşinde en ufak bir hata yapan yetkili Japon kendisini affetmiyor ve harakiri yaparak hayatına son veriyor. Hatırlanacağı üzere Osmangazi Köprüsün yapan Japon şirketinin bir mühendisi inşaat sırasında şiddetli rüzgardan kopan bir halattan dolayı bunu kendisine yedirememiş ve intihar etmişti. Bu gibi durumlar Japonlar için çok önemlidir. O kadar ki yıllar önce Japonya'da meydana gelen şiddetli bir deprem sonrasında kesilen şehir suyunu zamanında hizmete sokamadığı için sorumlu Bakan intihar etmişti. Bizde ise böyle bir olay asla olmaz. Bütün mesele sorumlulukta, zihniyette.

          Ülkemizde birçok uygunsuz yapı var. 1999 Marmara depreminden sonra hazırlanmış olan ve birkaç kez güncellenmiş kapsamlı deprem yasaları ve şartnamaleri var. Ancak burada önemli olan, bu yasaların ve şartnamelerin, binaların inşaatı sırasında doğru şekilde uygulanmasıdır. Japonya’da ve diğer ülkelerde, şantiye teftişleri ve yapı denetimleri yasalara uygun olarak titizlikle ve taviz verilmeden yapılmaktadır. Bu nedenle binaların dayanıklılığı yüksek ve güçlüdür. Bizde ise maalesef bu dürüstlük ve titizlik yoktur. Şartnamelere göre inşaatlar yapılmamakta ve ne acıdır ki denetimi yapanlar ciddi denetim yapmadıkları için, eksik çimentonun, demirin ve de kullanımı yasak olan deniz kumunun kullanıldığını ciddiye almadıkları için ölümler yaşanmaktadır. Bundan dolayıdır ki, şehrin fiziki alt yapısına uygun yeterli araştırma sonrasında  geleceğe dönük çağdaş  yaşanabilir ciddi  imar planları, uygulamaları yapılmalıdır. Böylece hem çarpık kentleşmenin, gelişi güze yapılaşmanın , gecekonduların önüne geçilir hem de şehrin tarihi silüeti korunmuş olur. Çok değil 1950’li yıllarda  İzmir’imizin birinci kordonunda  iki katlı cumbalı evler varken zamanın dar görüşlü yerel yöneticilerinin yanlış imar politikaları yüzünden bu gün iki katlı evler yerine bitişik 10 katlı evler yer almaktadır. Bu çirkin yapılaşma hem vatandaşlarımıza ve İzmir’in geçmişine, tarihine saygısızlık, hem de meşhur imbat rüzgarının engellenmesine sebep olmuştur. Yerel yöneticilerin göreve kısa vadeli değil 100 yıl sonrasını da düşünerek uzun vadeli şehircilik planları yapmalıdırlar.

      Dünya ülkelerine baktığımızda; 2020 yılında şu ana kadar dünyada en çok deprem ölümü maalesef Ülkemizde olmuş. 2020 yılında tüm dünyada 6.5 büyüklüğünün üzerinde 22 deprem yaşandı. Bu depremlerde en çok can kaybı ise 24 Ocak'ta Elazığ'da gerçekleşen ve 41 kişinin hayatını kaybettiği 6.7 büyüklüğündeki Elazığ depremi ile İzmir'de gerçekleşen 6.6 büyüklüğündeki depremde 115 kişinin hayatını kaybettiği görüldü. Ülkemiz dışındaki ülkelerde gerçekleşen 6.5 ile 7.0 arasındaki depremlerde ise sadece 13 kişi yaşamını yitirdi. Bunları incelediğimizde;

 

2020 yılında yaşanan 6.5 üzerindeki depremler ve hayatını kaybedenler :

       Yeri          T arihi   -    Şiddeti -  Can kaybı            Yeri              Tarihi   -     Şiddeti - Can kaybı

 

*Elazığ              24 Ocak        6.7          41               *Yeni Zelanda     18 Haziran     7.4          00 

*Jamaika          28 Ocak        7.7          00               *Meksika             23 Haziran     7.4          10

*Rusya              13 Şubat      7.0           00               *Papua Y.Gine   17 Temmuz    7.0           1                     

*Rusya              25 Mart        7.5          00               *ABD                     22 Temmuz                  00

*Japonya         18 Nisan        6.6          00               *Filipinler            18  Ağustos    6.6.         2

*Yunanistan    02 Mayıs        6.6          00              *Endonezya        18 Ağustos      6.8         00

*Endonezya    06 Mayıs        6.8          00              *Endonezya         18 Ağustos      6.9        00

* Solomon A.  12 Mayıs        6.6          00              *Endonezya         21 Ağustos      6.9        00

* ABD               15 Mayıs        6.6          00              *Şili                        01 Eylül           6.8        00

* Şili                  03 Haziran     6.8          00              *ABD                     19 Ekim           7.6        00      

* Japonya        13.Haziran     6.6          00              * İZMİR                  30 Ekim          6.6       115

 

      Dünyada meydana gelen 22 depremde 169 kişi hayatını kaybetti. 169 kişiden 156 sı  ise ne yazık ki bizim vatandaşlarımız. Bu da gösteriyor ki, diğer ülkelerde alınan önlemler ve ciddi denetimli binalar sayesinde ölümler 13 kişide kalmıştır. Ülkelerde 22 depremde toplam hayatını kaybeden 169 kişinin 156 sı bizim Ülkemizde  ise burada çok vahim bir durum var demektir.

      Bana göre suç; inşaatları yapan müteahhitlerde, ciddi, sağlıklı imar planları yapmayan yerel yönetimlerde, kanunu ciddi olarak uygulamayan yetkililerde ,inşaatları sağlıklı denetlemeyen görevli teknik heyetlerde, yetkililerde ve de  insanların ölmesine sebep olanları yargılayan , caydırıcı örnek cezaları vermeyen adalet mensuplarındadır. Unutulmamalıdır ki; “ insan hayatı her şeyden değerlidir.”

                                                                                                                           

{alanbaslik}
© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım