XS
SM
MD
LG
XL
{alanbaslik}
Türk Spor Ajansı
22.02.2021

Fenerbahçe’ye Tavsiyem!


Fenerbahçe-Göztepe maç kadrosu açıklanıyor…

Kalede Altay,

Defans: Serdar Aziz, Nazım Sangaré, Caner Erkin ve Attila Szalai,

Orta saha: Jose Sosa, Ozan Tufan, Valencia, Mesut Özil ve Osayi-Samuel

Forvet: Mame Thiam,

Maç kadrosunu gören, Ahmet Bey ‘olmaz’ demeye başladı… “Bu takımda, Attila ile Serdar yan yana olmaz”, “Ozan ile olmaz”, “Sosa ile Mesut birlikte olmaz”, “Valencia bu kanatta olmaz”…

Dakika 9. Gelişen Göztepe hücumunda Halil, kaleci Altay’ı geçiyor ve top Fenerbahçe ağlarında… Ahmet Bey: Demedim mi, olmaz. Bak! Sonuçta kafa kolla yönetilen takımın futbolu bu kadar oluyor…

Birçok taraftar sahada oyunu değil, ruh halini görmek istiyor. Bu olmayınca oyun ve skor ne olursa olsun mutsuz oluyor.

*

Maçı naklen maç anlatan spikerlerin ‘lazım’ sözcüğünü ne kadar sık kullandığı dikkat çekiyor. “Şimdi tempoyu artırmak lazım”, “Mutlak suretle alanı daraltması lazım”, “Halil’i tutmak lazım”, “Bu takım nasıl gol yiyor bakmak lazım”, “Topu kanatlara açmak lazım”, “Kaleye daha fazla şut atmak lazım”, “Bu takıma esas bir santrafor lazım”, “Orta sahada pres yapmamız lazım”, “Topa daha çok hâkim olmak lazım”…

Maçı anlatan spiker, transfer şampiyonu takımın kötü futbolunu tatlı sert eleştirme hakkını kendinde buluyor.

*

Devre arası futbol yorumcuları analiz yaparken ‘gerekiyor’ sözcüğünü vurgu yaptıkları dikkatten kaçmıyor. “Şimdi baskı kurmak gerekiyor”, “Tempoyu yükseltmek gerekiyor”, Kontra ataklara dikkat etmek gerekiyor”, “Dengeli ve sabırlı olmak gerekiyor”, “Hakemin korkmadan maç yönetmesi gerekiyor”, “Mesut’un oyuna ağırlığını koymak gerekiyor”, “Sistem değişimi gerekiyor”, “Oyunu hızlı oynamak gerekiyor”, “Teknik açıdan düşünürseniz, yeni bir anlayış gerekiyor”, “Sosa’nın sorumluluk alması gerekiyor”, “Samatta ve Petkas’ın oyuna girmesi gerekiyor”, “Erol Bulut’un ciddi hamleler yapması gerekiyor”, “Bu krizi yönetmek gerekiyor”…

*

Maç sonunda futbol programları yapılırken alt yazı da dikkati çekmek için “Doğru mu?” Sorusunun cevabı eski hakem hocalarına soruluyor. “Sinan Gümüş’ün penaltı beklediği pozisyonda karar doğru mu?”, “Hakemin ofsayt kararı doğru mu?”, “Hakemim VAR’a gitmemesi doğru mu?”, “Gösterilen sarı kart doğru mu?”, “Oyuncu tercihleri ve değişiklikleri doğru mu?”…

Maç sonunda taraftar, spiker ve yorumcuların ortak söylemi olarak “değil” dikkat çekiyor. Özetle söylemek gerekirse; “Erol Bulut Fenerbahçe’nin hocası değil”, “Fenerbahçe’nin ideal takımı değil”, “Şampiyonluğa oynayan takımın oynayacağı futbol değil”, “Bu zeminde futbol oynamak mümkün değil”, “Takımın hocası Erol Bulut’mu, Emre Belözoğlu’mu belli değil”, Fenerbahçe Mesut ‘Değil’, bu böyle uzayıp gidiyor…

Anlaşılan futbol insanlarının çoğu eleştirmekten çok ‘tavsiye’ etmeyi kültürel olmaktan ziyade oyunun bir parçası olarak görüyorlar. Kadro açıklanırken, maç anlatılırken, yorum yapılırken sıklıkla kullanılan bu ‘lazımlar’ ne kadar işe yarıyorsa kibarca da olsa ‘emir kipinde’ yazılmış ‘tavsiyeler’ de o kadar işe yarıyor(!)

 

{alanbaslik}
© Tüm hakları saklıdırWeb: Efasis Yazılım